SOSYAL KOOPERATİFÇİLİK EĞİTİM VE TANITIM TRENİ KÜTAHYA ' DA

 
  Sosyal kooperatif modeline ilişkin farkındalığın arttırılması ve sosyal kooperatifçiliğin desteklenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından  'Sosyal Kooperatifçilik Tanıtım, Eğitim, Geliştirme ve Uygulama Projesi' hazırlandı. Bu kapsamda Ankara' dan 1 Ekimde Sayın Bakanımız Ruhsar PEKCAN tarafından uğurlanan  ''Sosyal Kooperatif Eğitim ve Tanıtım Treni'' Kütahya' ya ulaştı.
    Sosyal Kooperatifçiliği canlandırmak üzere yola çıkan eğitim ve tanıtım treni için Kütahya Tren Garında düzenlenen karşılama törenine Vali Ahmet Hamdi NAYİR, Kütahya Belediye Başkanı Kamil SARAÇOĞLU, Vali Yardımcısı Halil İbrahim ERTEKİN, Emet Belediye Başkanı Mustafa KOCA, Ticaret İl Müdürü İsmail Hakkı UYGUN ve bazı daire müdürleri, STK Temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
    Karşılama töreninin ardından Zafer Kalkınma Ajansında Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünce yürütülen sosyal kooperatifçilik hakkında bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami Seymenoğlu, toplantı öncesi Vali Ahmet Hamdi Nayir eşliğinde Kooperatifler ve Yöresel Ürünler Sergisini gezdi.
    Toplantının açılış konuşmasını Kütahya Ticaret  İl Müdürü İsmail Hakkı UYGUN yaptı. Kütahya’nın birlikte iş yapma kültürü ve kooperatifçilik geçmişinin Sosyal Kooperatif Eğitim ve Tanıtım Treninin Kütahya ziyaretini daha anlamlı kıldığını ifade eden İsmail Hakkı Uygun, “Kütahya ahilik şehridir. Kooperatifçilik şehridir. Her ne kadar köklerinin Batılı ülkelere dayandığı düşünülse de ‘Bir elin nesi var iki elin sesi var’ felsefesinin ‘birlikten kuvvet doğar’ anlayışının hakim olduğu bu coğrafyada ilimizde de birlikte iş yapma kültürünün, kooperatifçiliğin ve teşkilatlanmanın başarılı örnekleri bulunmaktadır. Ülkemizin uluslararası ekonomik savaş verdiği bu günlerde kooperatiflerimiz esnaf ve sanatkârımızın, çiftçimizin, üreticimizin en büyük destekçisi olmakta ve bu destek her geçen gün önem kazanmaktadır” dedi. 
   Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürü Arif Sami SEYMENOĞLU  ise yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kooperatifçilikte çok başarılı örneklere sahip olmasına rağmen 90’lı yıllardan bu yana yapı kooperatifçiliği üzerinden negatif bir algı oluştuğunu  “Bu negatif algıyı değiştirmek için bir takım çalışmalar yapmamız gerekiyordu. 2012 yılında Türkiye Kooperatifçilik Strateji Belgesini ilan ettik. Burada önemli hedefler vardı. Bu negatif algıyı değiştirebilmek adına yeni tür kooperatiflere yönelmek için çalışmalar başlattık. Ticaret Bakanlığımızın kooperatifçiliğinde sadece 41 uzman var. Farklı konularda tezler geliştiriyorlar, çalışmalar yapıyorlar. Bu uzmanlık tezlerinden birisi de bu konuya has sosyal kooperatifçiliğin geliştirilmesi konusunda hazırlandı. Ardından da biz bunu bir projeye çevirdik. Sosyal Kooperatif denince aklımıza gelen önce toplumsal fayda. Bu işi yaptığımızda sonucunda bir toplumsal fayda var mı ona bakıyoruz. Kar amacı gütmeyecekler. Kooperatifin gelişmesi, orada sunulan hizmetin daha da gelişmesi için kullanacaklar. Bu iş gönüllülük işi. Bugün Türkiye’de 3 buçuk milyon Suriyeli göçmen var. Bu insanların kendi ülkelerinde bir takım becerileri var. Bu insanları kooperatif modelde bir araya getirebiliriz. Ümit ediyorum bu hareketimiz ülkemizin değişik illerinde önemli ses getirir. Sosyal Kooperatif modelini insanların aklının bir köşesine kazıyabiliriz ve bu model üzerinden yeni farklı girişimler oluşturabiliriz” dedi.
  Son olarak kürsüye Vali Ahmet Hamdi NAYİR çıktı.  Sosyal kooperatifçiliğin en önemli özelliğinin başkalarının derdine çözüm arayacak bir yapı içerisinde faaliyet göstermesi olduğunu belirten Vali Ahmet Hamdi NAYİR, etkili kullanıma dikkat çekti. Vali Nayir, “Bizler yürüttüğümüz emniyet, asayiş hizmetinden, eğitim, sağlık, altyapı hizmetine kadar farklı alanlarda faaliyet gösteriyoruz. Aynı zamanda toplumun, toplumsal problemleri ve ekonomik problemleri de bizim çalışma alanımız içerisinde. Daha fazla üretim sağlayacak, ekonomik yapıyı düzeltecek tedbirleri almak, toplumsal yapı içerisindeki farklılıkları da giderecek, onlara da destek olacak yapılara da destek vermek yine bizlerin görevi. Burada gördük ki sosyal kooperatifçilik bir yönüyle Sivil Toplum Kuruluşu bir yönüyle de bizim diğer kooperatiflerimizin sahip olduğu özelikleri taşıyan farklı bir yapı. İnşallah önümüzdeki süreç içerisinde etkili kullanımla, problemlerin çözümünde yeterli bir katkıyı sağlayacak yapıya ulaşır. Millet olarak bizim güzel duygularımız var. Yalnız kendi derdimizle ilgilenmeyiz, başkalarının derdiyle de ilgileniriz. Kendi acısını duyan canlıdır; ama başkalarının acısını da duyabiliyorsa o zaman insan olmuş demektir. Belki bu sosyal kooperatifçiliğin de en önemli özelliği başkalarının derdini de hissedebilecek, başkalarının derdine de çözüm arayacak bir yapı içerisinde faaliyet göstermek, onlara da destek olabilecek gönüllü bir teşkilat” şeklinde konuştu.
  Sosyal Kooperatif Bilgilendirme Toplantısı; afiş, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.
  Öğleden sonraki programda Dumlupınar Üniversitesinde sosyal kooperatifçilik ve sosyal girişimcilik ile ilgili sunumlar yapıldı.
  Seyahat süresi 14 gün olarak planlanan “Sosyal Kooperatifler Eğitim ve Tanıtım Treni” Ankara’dan hareket edip Eskişehir, Kütahya, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Denizli, Isparta ve Afyonkarahisar’a uğrayacak ve tekrar Ankara’ya dönecek.